Köşe Yazısı: Zamanın Ruhu Gelir Sizi Yakalar « Balikesir’den güncel haberler

Köşe Yazısı: Zamanın Ruhu Gelir Sizi Yakalar

Köşe Yazısı: Zamanın Ruhu Gelir Sizi Yakalar
Son Güncelleme :

21 Kasım 2022 - 12:42

ZAMANIN RUHU GELİR SİZİ YAKALAR

Her dönemin bir ruhu var; isteseniz de ondan kaçış yok…
Zamana ve onun ruhuna direnmenin, karşı koymanın sadece süreci sancılı kıldığını ve uzattığını er geç görüyor zaten bunu yapanlar…
Tabi bedeller ödeyerek, anlamsızca zaman kaybederek…
O zaman bu kadar zorluk, bu kadar ayak direme niye…
Tabi ki burada bağlam yine şehrimiz…
Artık işimiz gücümüz internet, internetteki bir takım sosyal mecralar…
Burada oluşan iletişim ve sosyalleşme ağının pençesine düştük iyice…
Bir müddet sonra basılı gazetelerin de yerini yavaş yavaş internet gazeteciliğine bırakacağı aşikâr; eli kulağında…
Dolayısıyla buradaki haber siteleri, bu sitelerin yaptığı anket ve kamuoyu yoklamalarını da zaman zaman hem kendim yapıyor hem de yapılanları takip ediyorum kaçınılmaz olarak…
Burada sorulan sorulara verilen cevaplardan şehrimizin geldiği bir müddet sonra da gitmesi olası noktayı kestirmek ihtimal dâhilinde…
Bu nedenle şehrimizde etkili, yetkili bir kamu bürokratı ya da yerel siyasetçi olsaydım bu konu üzerinde ivedilikle ve kapsamlı şekilde dururdum.
Bu konuyu takip ederek, burada üretilenleri, ortaya çıkan verileri değerlendirtir, sonuçlarını görürdüm.
Gerçi belediyenin kendi kurduğu “Ne10” gibi oluşumlar var ama bunlar kendi bünyelerinden çıkan girişimler olduğu için “bu dünyayı” anlamaları işin doğası gereği “kısıtlı” olur.
En basitinden “bir odayı ya da daireyi” görmek için o odadan ya da daireden dışarıya çıkıp bakmanız gerektiği gibi…
Bu yüzden “dışarıda” şehri daha yoğun ve filtresiz yaşayan “basın mensuplarının, sosyal medya uzmanlarının” yaptığı bu tür yoklamalar, anketler önemli…
İste son zamanlarda şehir ahalisinden cevap üretmesi istenilen sorulardan biri şehirde neler yapılması, neler olması gerektiği sorusu…
Bu soruya verilen cevaplardan bile “zamanın ruhundan” kaçış olmadığını görmek mümkün…
Zaten daha yirmi sene gibi kısa bir zaman önce bu şekilde anketleri düzenleyecek böyle bir “sanal, dijital ortamın” olmaması bile şimdi içinde bulunduğumuz zamanın ruhunun başka bir hal aldığını gösteren en büyük emare değil mi?
Verilen cevaplar, ama ilgisizlikten ama bilgisizlikten yanlış ve eksik hükümler, yargılar içerse de “zamanın ruhunun” şehri ve şehirliyi bir şekilde yakaladığını gösteriyor bize…
Yıllardır şehrin alt/üstyapısını, şehirleşmeyi ve şehirli kavramını, kültür-sanat, zanaat bilim vb. gibi konuların şehirler ve özelinde de şehrimizi ne kadar ilgilendirdiğini, olmazsa olmaz bir konu olduğunu dilimiz döndüğünce yazar dururuz.
İşte daha on beş yirmi yıl önce bu soruya verilen cevaplarla şimdi “sosyal mecralarda bu soruya verilen cevaplardan” nasıl bir değişim ve dönüşüm yaşadığımız, yaşamamız gerektiğini çıkarmak mümkün…
Mesela yirmi yıl önce bu soruya şehrimize “metro/tramvay” yapılmalı cevabını veren tek tük çıkabilecek kişilere deli! gözüyle bakılırdı muhtemelen…
Oysa şimdi bu soruya çok sayıda kişinin bu cevabı vermeye başladığını görüyorum.
Tabi şehrimiz “metro” yatırımı için uygun şartlara sahip olmasa da “hafif raylı sistem yani tramvay” kurulabilecek şehirlerin en başında gelmekte an itibarıyla…
Zaten Avrupa’da bizim büyüklüğümüze, nüfusumuza sahip çoğu şehirde böyle sistemler mevcut…
Yine mesela yıllardır bu şehre “meydanlar, büyük yeşil alanlar” kazandırılmalı yollu yaptığımız önerilere “boş, gereksiz iş” diyenlerin şimdi yavaş yavaş bu noktaya geliyor olmaları da işte zamanın ruhunun dayatmasından başka birşey değil…
Ne yazık ki ağır işleyen çarkları yüzünden yereldeki hem kamu hem de belediye siyasi/bürokratlarının hala belli konularda geride kaldıklarını görmek üzücü…
Mesela bir takım iyileşmelere, gelişmelere rağmen hala turizm, kültür/sanat, zanaat gibi konularda “bu ruhu” yeteri kadar yakalayamadığımız ortada…
Çünkü ne yazık ki bu noktada bazı çalışmalar yapılsa da bu bürokrat ve idareciler bunu “bizim adımıza” kendileri düşünüp uygulamaya koymaya çalıştıkları için bu girişimler ya kadük kalıyor ya da istenilen sonuçları veremiyor.
Hâlbuki şehre kulak verilse, bu konular şehirde o konudaki yetkin, ehil insanlar da olaya dâhil edililerek konuşulsa, tartışılsa hem daha zengin içerikli, boyutlu işler ortaya çıkacak hem zaman kaybı olmayacak.
Bu kayıpları, eksikleri Zağnospaşa Meydan düzenleme çalışmalarında da, Milli Kuvvetler Caddesi düzenleme çalışmaları sırasında da gördük, yaşadık.
Oysa Uşak’ta bu çalışmalar esnaflarla yapılan toplantılarla şekillendi; bizde de aynı şekilde olabilirdi.
Yine yıllardır gıda, tarım hayvancılık, gastronomi, müzeler vb. ile ilgili yaptığımız önerilere hep “ boş, gereksiz iş” olarak bakıldığını görmedik mi?
Şimdi “herkes, hepsi” maşallah başımıza “gastronom, tarihçi, sanat tarihçi” kesildi.
Bu şehirde ben gıda festivali yapalım diye önereli yıllar oluyor.
Biz 2020 Temmuzunda “Balıkesir Kahvaltısı” diye sayfalarca köşe yazısı yazarken uyuklayanlar şimdi “kahvaltıcı, kahvaltı uzmanı” oldu.
Birkaç yıl önce ilk defa “Sosyal medyada yaptığımız Masterchef yarışmasını” şehrimize getirelim önerisine bıyık altından gülenler şimdi bu yarışmanın fenomen şefleriyle aynı pozda yer alabilmek için yapmadığını bırakmıyor.
Ama dediğim gibi hala “zamanın ruhuna” beyhude şekilde ayak direyenler var.
Hepsini teker teker yazmaya gerek yok.
Yıllardır yazdıklarımız sosyal medyada, gazete arşivlerinde duruyor.
Bu şehre “hafif raylı sistem de stadyum da, temalı parklar da, müzeler de, ören yerleri” de lazım.
Bu noktada yazmadan geçmek çok büyük haksızlık olur.
Vali Hasan Şıldak’ın arkeoloji konusundaki özel çabalarıyla ve diğer kamu kurumlarının, belediyelerin de katkı vermesiyle şehrimizde son birkaç yıldır bu konuda güzel çalışmalar oluyor.
Arada bazı kırgınlıklar, yanlış anlamalar olsa da bunlar düzeltilemeyecek şeyler değil…
Şartlar ve zaman henüz uygun olmadığı için yazamıyorum ama ilk defa benden duymuş olun; ileride “KYZİKOS ANTİK KENTİYLE” ilgili de ulusal hatta uluslararası basına düşecek çok güzel gelişmeler yaşanacak.
Kısacası şehre kulak vermek gerek, şehrin ve zamanın ruh var.
Direnmekten, her yazılıp söyleneni “boş, gereksiz iş” görmek algı ve yanlışından vaz geçmek gerek…
Nice yazıp, söylediğimiz ve zamanında kıyasıya karşı çıkılan işin birkaç yıl gecikmeli olsa da yapıldığına ya da iptal edildiğine çok şahit olduk.
Aynen daha birkaç ay önce “hayatta olmaz” denilen, şehirliler için hayati öneme haiz bir konunun dünkü meclis toplantısında “büyük müjde” gibi sunulması gibi…
Ezcümle siz ne kadar direnirseniz direnin, zamanın ruhu gelir sizi gelir yakalar.
Önemli olan kontrol ve inisiyatifin sizin elinizde olması…

 

 

 

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
İsmail Kurtlak Kasım 25, 2022 / 9:01 am Cevapla

Şimdiye kadar yazdığınız çok önerinin gerçekleşmekte olduğunu artık görebiliyoruz. Zamanın ruhu ileride bizi de yakalayacak biliyorum. Bunun en canlı şahidisiniz . Üretmeye devam. Şehirler katılımlarıyla büyürler. Teşekkürler.